Selamlar değerli hemşehrilerim! Ordu’muzun o güzel yaylalarından sahil yoluna kadar her köşesi ayrı bir huzur. Ama kabul edelim, "Bize bir şey olmaz," mantığı bazen başımızı ağrıtabiliyor. Özellikle son dönemlerde hırsızlık yöntemleri değiştikçe, bizim de kapımızı, penceremizi sağlama almamız şart oldu. Bugün size öyle teknik terimlerle değil, tam bir usta ağzıyla, "Şunu yaparsan hırsız senin kapının önünden bile geçmez," diyeceğimiz pratik yöntemlerden bahsedeceğim. Kapınız Gerçekten "Çelik" mi Yoksa Sadece Öyle mi Görünüyor? Hepimiz ev alırken veya tadilat yaparken "çelik kapı taktırdık, tamamdır" diyoruz. Ama işin aslı pek öyle değil. Birçok kapı dışarıdan heybetli görünse de kilit mekanizması zayıf olduğu için profesyonel bir hırsız için çocuk oyuncağı haline gelebiliyor. Bir usta gözüyle bakarsak, kapının kasasının esnememesi ve kilit milinin girdiği yerin sağlamlaştırılmış olması hayati önem taşır. Eğer kapınız eskiyse, komple değiştirmek yerine kilit göbeğini "tuzaklı silindir" dediğimiz modellerle değiştirmekle işe başlayabilirsiniz. Bu küçük parça, hırsızın göbeği kırarak içeri girmesini engeller.
Sadece Kilitlemek Yetmez: Doğru Kilit Kullanıyor Musunuz? Ordu’da fındık zamanı evler boşalır, herkes bahçeye gider. İşte tam bu zamanlarda hırsızların iştahı kabarır. Kapıyı sadece çekip çıkmak, hırsıza davetiye çıkarmaktır. Ama kilitlerken de hangi kilidi kullandığınız önemli. "Kancalı kilit" sistemleri, kapının levye ile kanırtılarak açılmasını neredeyse imkansız hale getirir. Eskiden sadece anahtarın dönmesi yeterliydi ama artık teknoloji gelişti. Evden çıkarken mutlaka kapınızı en az iki tur kilitleyin ve mümkünse üstten ek emniyet kelepçeleri taktırın.
Işık Demek "Ben Buradayım" Demektir Hırsızların en büyük düşmanı ışıktır. Karanlık köşeler, sote yerler her zaman onlar için birer sığınaktır. Evinizin girişine veya balkonunuza taktıracağınız sensörlü lambalar, gece vakti hareket algıladığında yanarak hırsızın planlarını altüst eder. "Aman elektrik yakmasın" diye düşünmeyin; o lambanın yanması, evde birinin olduğu izlenimini verir. Özellikle apartman girişlerindeki aydınlatmaların bozuk olmaması için site yönetimiyle el birliği yapın. Unutmayın, hırsız her zaman en karanlık ve en ıssız görünen evi seçer. Komşu Hakkı Sadece Kahve İçmek Değildir Bizim buralarda komşuluk ölmedi, çok şükür. Ama güvenliği artırmak için komşu dayanışmasını dijitalle birleştirmek lazım. Evde olmadığınızda kapınızın önünde biriken broşürler, reklam kağıtları hırsıza "Bu evde kimse yok" mesajı verir. Komşunuzdan rica edin, o kağıtları toplasın. Hatta mümkünse evinizde akıllı priz kullanarak, siz dışarıdayken akşamları belli saatlerde ışıkların yanıp sönmesini sağlayabilirsiniz. "Evde biri var" imajı çizmek, en pahalı alarm sisteminden daha etkili olabilir.
Kamera ve Alarm Sistemleri Lüks Değil İhtiyaçtır Eskiden sadece dükkanlarda gördüğümüz kameralar artık her evde olmalı. Ama burada dikkat etmeniz gereken nokta şu: Kamerayı hırsız girdikten sonra izlemek için değil, girmesini engellemek için taktırıyoruz. Evinizin girişine asacağınız "Bu bina 7/24 izlenmektedir" tabelası bile caydırıcılıkta birebirdir. Günümüzde internet üzerinden telefonunuza bağlanan uygun fiyatlı ve yüksek çözünürlüklü kameralar var. Fındık bahçesindeyken bile cep telefonunuzdan evinizin önünü kontrol edebilmek büyük bir lüks değil, artık büyük bir huzur kaynağıdır.
Sonuç Olarak Huzurunuzu Şansa Bırakmayın Gördüğünüz gibi, evinizi korumak için servet harcamanıza gerek yok. Doğru kilit, iyi bir aydınlatma ve biraz komşu dayanışmasıyla Ordu’daki yuvanızı bir kaleye dönüştürebilirsiniz. Kapınızı kapatırken "Bismillah" diyerek çıkmak güzeldir ama o kapıyı sağlam bir kilitle sağlama almak da usta işidir. Tedbiri biz alalım, takdiri Allah’a bırakalım. Huzurunuz daim, kapınız her zaman dostlara açık olsun!Allaha emanet olun. Destek için bizi arayın 0530 490 12 92



